Bu video 21 Haziran 2010 tarihinde Youtube'a yüklenmiş. İzlerken tedirgin olmamak durup düşünmemek neredeyse imkansız. Bu genç kız söyledikleriyle kendinden yaşça büyük insanları ciddi anlamda etkilemeyi başardı.
Bu video ise çevre kirliliği üzerinde bir animasyon. Aslına bakarsanız tamamiyle salt gerçekliğimizi anlatıyor. Yiyoruz, mahvediyoruz, inanılmaz biçimde tüketiyor ve paylaşmaktan kaçınıyoruz... Yalnız yaptığımız şeyin ne kadar yanlış olduğunu çok geçmeden göreceğiz. Hatta görmeye başladık bile..
Çevre kirliliği hakkındaki bu yazımıza çevre ve çevre kirliliğinin tam olarak ne anlama geldiğini açıklamakla başlamak istiyorum. Çevre kirliliği; çevrenin (doğal olmayan bir şekilde) insan eliyle bozulmasıdır. Bu ekosistemi bozma eylemleri; kirlenme şeklinde tabir edilmektedir. Çevredeki canlı organizmaların hayati aktivitelerini olumsuz etkileyen, cansız ögelerinde ise ciddi yapısal değişiklikler meydaha getiren ve doğalarını bozan yabancı maddelerin, hava, su ve toprağa yoğun miktarda karışması sonucunda oluşan kirliliğe çevre kirliliği diyoruz.
Çevre kirliliğini alt gruplara ayırdığımızda ise;
- Toprak kirliliği
- Hava kirliliği
- Su kirliliği
- Ambalaj atıkları
- Ses kirliliği
- Radyoaktif kirlenme
- Işık kirliliği
gibi alt maddeleri olduğunu görüyoruz.
Wikipedia'dan bu alt maddeler hakkında daha geniş bilgi almak için: http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87evre_kirlili%C4%9Fi
Birleşmiş milletlerin yaptığı nüfus tahminlerine göre, Türkiye nüfusunun 2025 yılında 92 milyona yükselmesi bekleniyor. Bu durum şüphesiz ülkemizin bugün olduğu kadar, gelecekte de çevre sorunları ile karşılaşacağının bir göstergesidir.
ÇEVRE KİRLİLİĞİNİN BAŞLICA NEDENLERİ
- Hızlı nüfus artışı,
- Plansız kentleşme,
- Plansız endüstrileşme
- Doğal kaynakların hoyratça kullanılması.
- Göçler ve düzensiz şehirleşme,
- Kişi başına kullanılan enerji, su, kağıt, kömür vb. artışı,
- Ormanların tahribi, yangınlar ve erozyon,
- Aşırı otlatma ve doğal bitki örtüsünün tahribi,
- Konutlardaki ve işyerlerindeki ısınmadan kaynaklanan (özellikle kalitesiz kömür kullanımı) hava kirliliği,
- Motorlu araçlar ve deniz araçları,
- Maden, kireç, taş ve kum ocakları,
- Gübre ve zirai mücadele ilaçları,
- Atmosferik olaylar ve doğal afetler,
- Kanalizasyon sularının arıtılmaksızm alıcı ortamlara verilmesi ve sulamada kullanılması,
- Katı atıklar ve çöp,
- Sulak alanların ve göllerin kurutulması,
- Arazilerin yanlış kullanımı,
- Kaçak avlanma, 1
- Televizyon, bilgisayar ve röntgen; tomografi vb; tıbbi cihazların yaygınlaşması ile meydana gelen radyasyon,
- Endüstriyel ve kentsel kaynaklı gürültü.
Türkiye'de çevre kirliliğine uzun zamandır fon yaratılıyor. Bu konuyla alakalı yaptığım araştırmalar gösteriyor ki, Çevre kirliliğinin önlenmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için 11.8.1983 tarihinde Başbakanlık çevre Genel Müdürlüğü tarafından kurulmuştur. Bütçe-dışı fonlar arasında yer alır. Motorlu taşıt araçlarının teknik muayeneleri sırasında alman ücretin belirli bir payı, gemi siciline tescil edilen deniz araçlarından alman ücretler, uçak bilet ücretlerinden alman paylar, bazı gelir kaynaklarıdır. Arıtma, temizleme, kirliliği önleme, v.s. için araç gereç satmalımı amacıyla kredi verir, yardımlarda bulunur. Denetimini Sayıştay yapar (Bkz. Fonlar).
ÇEVRE KİRLİLİĞİ NEDENLERİNDEN: PLASTİK ÇILGINLIĞI!
Plastik ve plastik torbaların kullanımı konusunda yaptığım araştırmalar beni endişelendiriyor. Her birimizin belki her gün bir yerlerden bir şeyler aldığımızda kullandığımız plastik torbalarının diğer plastik içerikli ürünlerin en azından bir kısmının toplandığı gibi (örneğin: şişeler, plastik atıklar vs) toplayanı yok. Sizin tek kullanım için 50-75 kuruş verdiğiniz pet şişeler maalesef uzun yıllar yok olmuyor. Bu yüzden geri dönüştürülebilme oranı en yüksek maddeler plastikler... Tabi öte yandan duruma farklı bir açıdan bakacak olursak, şuanda hali hazırda kullandığımız ürünlerin aslında geri dönüştürülüp dönüştürülmediğini, hatta ve hatta geri dönüştürülse dahi, hangi steril koşullarda geri dönüştürüldüğünü dahi bilmiyoruz. Bildiğimiz ya da bilmediğimiz bir marka olsun, susadığımızda su içiyoruz. Halbuki aslında hepimiz cam şişelerin daha sağlıklı olduğunu biliyoruz..
Plastik torbalarını ise bir çoğumuz eve geldiğimzi gibi, içindeki ürünü alıp, çöpe atıyoruz. Şimdi biraz daha rakamsal konuşalım. Plastik sanayicilerinin tepe kuruluşu PAGEV’in bilgilerine göre Türkiye’de yılda 7 milyon ton plastik kullanılıyor. Türkiye Avrupa’da en fazla plastik kullanan 3’üncü ülke. Toplam plastik kullanımının yüzde 3’ü plastik torba yapımında kullanılıyor. 235 firma torba üretiyor. Yılda 210 bin tonluk plastik torba piyasaya çıkıyor.. (Pet şişe için kullanılan plastik miktarı ise yılda 180 bin ton). Burada sadece plastik torbadan, alışveriş torbasından, çöp torbasından söz ediyoruz. Özellikle sanayi ve ticarette kullanılan plastik ambalaj malzemeleri üretim ve tüketimi de önemli. Sanayi ambalaj malzemelerinde geri dönüşüm yüzde yüze yakın. Torba ve tüketime dönük ambalaj malzemelerinde geri dönüşüm yüzde 50’ye yaklaşmış durumda.
Uzun lafın kısası, plastik yok olmuyor. Plastik sadece geri dönüştürülebiliyor. Ancak bununla bitse yine iyi... Malesef her gün tonlarca yeni plastik malzeme üretilmeye ve hunharca sağa sola atılmaya devam ediyor.. Bu plastik malzemeleri çöpe atıyorsunuz. Belki en iyi ihtimalle %50si geri dönüşütülüyor. Peki ya kalan %50 ne oluyor? Hiçbir şey... Çöp kamyonlarının döktüğü yerde kalakalıyor.. Bu neye mi sebebiyet veriyor? Bu koyu renkli, gri, siyah pazar torbalarını biliyorsunuzdır. Bu torbaların kanser yaptığıyla ilgili bir çok haber çıkmıştı. Ancak siz bunlara meyve ve sebzelerinizi koyuyorsunuz.. En azından eve geldiğinizde o meyve ve sebzelerin kabuğunu soyuyoruz..
Bu şekilde insan sağlığına zararı bir nebze önlediğimizi düşünüyoruz. Peki siz o torbayı alıp çöpe geri attığınızda ne oluyor biliyor musunuz? O torba sonsuza dek geri dönüştürülmemek üzere çöp kamyonlarının bıraktığı yerde kalıyor. Bomba ise şimdi söyleyeceğim şey: BİZ O TORBANIN BULUNDUĞU TOPRAKTAN ÇIKAN MEYVE VE SEBZELERİ YİYORUZ! Biz ve bizim çocuklarımız, onların çocukları ve onların da öyle olacak.. Arsalar hunharca satılmaya ve yüksek binalar dikilmeye devam edecek ve bizlere hiç alan kalmayacak.. İşte bu gerçeğin tıpatıp senaryosu. Bunu engellemek elimizde değil mi diye soruyor olabilirsiniz. Ö zaman aşağıdaki listeyi bizim uygulamamız, herkese de uygulatmamız gerekecek.
ÇEVRE KİRLİLİĞİNİ ÖNLEMEK İÇİN LİSTE
- Ekolojik farkındalık ve duyarlılığın topluma yayılması.
- Doğum kontrol yöntemleri kullanılarak ekolojik çevre üzerinde nüfus ve tüketim baskısının azaltılması.
- Tarım ve diğer üretimlerde çevreye zarar vermeyen metotların geliştirilip uygulanması, gereğinden fazla ve zamansız gübre (özellikle azot, fosfor) kullanımının engellenmesi. (Organik tarım, kalıcıkültür vs.)
- Atıkların azaltılması, dönüştürülmesi, yeniden işlenmesi, zararlı atık üreten teknolojiler yerine daha zararsız teknolojilere geçilmesi. Tarımsal atıkların enerji üretimi, kompostvb. yöntemlerle faydalı kaynaklar şekline dönüştürülmesi.
- Enerji üretiminde yeşil enerjiler olarak tanımlanan teknolojilere geçilmesi, tüketimde tasarruflu teknolojiler kullanılması, mimaride enerji tasarrufu sağlayan yapılar kullanılması. (Karbon ayak izinin küçültülmesi)
- Atık su arıtma tesislerinin kurulması, sanayi atıklarının temizlenmesi.
- Köy ve kasabalarda atık suların fosseptiklere verilmesi.
- Taşıt araçlarının periodik bakımlarının yapılması, eskiyen araçların yenilenmesi, fosil yakıt kullanan araçlar yerine toplu taşımada temiz, elektrikli ulaşım sistemlerine geçilmesi.
- Sosyal medyada aynı anda paylaşımlar yapılarak konuya dikkat çekilmesi.
- Geri dönüşüme önem vererek oluşturulan çöplerin azaltılması.
- Naylon poşetlerin gerekli olduğunda kullanılması.
Biliyorsunuz ki plastik petrolden elde edilen bir madde. Torbalardan sonra en fazla göze batan ve çevreyi kirleten plastik maddeler pet şişeler. Plastik torba ve pet şişenin özelliği, insanların her gün tükettikleri ürünlerden olması ve çevrede görünürlüğü. İnsanların her gün tükettikleri başka plastik maddeler de var. Bunlar genelde gıda ambalajında kullanılan plastikler. Günümüzde plastik torbayı, pet şişeyi, plastik gıda ambalajlarını hayatımızdan tamamen çıkarmak neredeyse imkansız görünüyor. Çare, bunların dönüşümünü sağlamak. Plastiğin en büyük özelliği bir defa üretildiğinde yıllar boyu yok olmaması. Fakat devamlı dönüşüm imkânı var. Açık anlatımıyla, kullanılanı toplayıp tekrar eski haline getirmek mümkün.
![]() |
| Migros'un bez torbaları. Tebrikler! |
Büyük şehirlerde toplanan çöplerin içinde plastik maddeler %10'luk bir dilime sahip. Yetişkin bir birey ise yılda 400-600 plastik torba kullanıp, bir yerlere atıyor.. Çin'de plastik torba kullanımı yasaklanırken, İtalya'da kağıt torba kullanımı yaygınlaştırıldı ve plastik ürünlerin doğa dostu olması konusunda fikir birliğine varıldı. İrlanda ve Fransa'da plastik torbaya vergi kondu. Kasada torba istiyorsanız extra ücret ödemek zorundasınız. İngiltere ise 'Bag for life' sloganları atılarak plastik torbaya para ödenmesi sağlanıyor. Eski torbasını getirene yeni plastik torbası veriliyor..
![]() |
| İzmir Ekoloji Günleri |
![]() |
| İzmir Büyükşehir Belediyesi |
Not: Üzerinde bu ve bunun gibi ibareler olan ürünleri kullanmak iyi bir başlangıç olabilir. Ne dersiniz?
Not: Adalarda hala plastik torba kullanılmıyor. Ada yönetiminine teşekkürü de borç biliriz. Umarım herkes aynı bilinçlilikle davranır. Umarım çocuklarımıza daha güzel bir dünya bırakmamız için hep birlikte mücadele ederiz.
Çevre kirliliği konusunda tekrar ve tekrar değineceğim. Eğer minicik bir katkım olabilirse ne mutlu bana. Bilinçli bir toplum, temiz bir Dünya dileğimle,
Eda Demirden




.jpeg)
.jpeg)






