English French German Spain Italian Dutch Russian Portuguese Japanese Korean Arabic Chinese Simplified

Alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alışveriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ekim 2015 Çarşamba

Basitleştir ve Kazan


Bir süredir yaptığım araştırmalar çok fazla 'ürün çeşitliliği' bulunan markaların aslında yeterince para kazanamadığını ortaya çıkardı. Asıl önemli olan nokta 'Gerçekten ne olmasa da kazanabiliriz?' sorusunu sormaktan geçiyor. Yazıma bu şekilde başlamamın sebebi 'basitleştirmek'. Neden mi basitleştiriyorum? Çünkü örneğin bir müşteri, supermarkete girdiğinde aklında keçi peyniri almak varsa gözlemlerime göre üzerinde yalın ve net bir biçimde 'keçi peyniri' yazan ürünü tercih ediyor. Eğer daha önce aldığı ve onda 'tatmin duygusu' yaratan bir ürün varsa tercihini bu yönde kullanıyor. Eğer ilk defa alacaksa da durum 'yalın ve basit biçimde' almak istediği ürünün niteliğini yansıtan cisten olmalı. Eğer böyle bir ürününüz varsa evet, bu ürün gerçekten satıyor!

Bir çok müşteri söz konusu keçi peynirinin içindeki keçi sütü miktarına dikkat etmezken, bir çoğu da ilk olarak fiyatına dikkat ediyor. En önemli nokta da onay almak kısmında. Eğer yanında onunla benzer ürünlere bakan birileri varsa taklit etme eğilimine giriyor. Daha da vahimi rafta hangi ürün azalmışsa, müşteri ilk önce o ürüne bakıyor. İlk düşüncesi 'Azalmış, o halde çok satıyor. Yani bu iyi bir ürün olmalı. O halde bunu almalıyım' oluyor. Ben bu satırları yazarken, belki siz de içinizden 'Evet ben de böyle yapıyorum' diyorsunuz. Konu hakkında bilgili olmam, malesef benim de bu tip bir davranışa girmeme engel olmuyor. Çünkü günümüzün pazarlama uzmanları bu işi gerçekten çok iyi yapıyorlar.

Aslında belki de ürün yerleştirirken raftaki kısmın yarısını boş bırakmak, fiyatı düştü şeklinde etiketler koymak, ürünü tam göz hizzasına yerleştirmek bunun anahtarı olabilir. Şuan aklınızdan 'Ama bu bir hile.. Böyle bir şey yapılmamalı' diye geçiriyor olabilirsiniz. Ancak böyle şeyler yapılıyor ve bu az önce dediğim pazarlama uzmanlarının ana iş dalı. 'Bu ürünü nasıl daha çok satabiliriz?'. Onlar böyle çılgınca fikirler için para alıyorlar.

Mark Zuckerberg... 2004'te keşfettiği inanılmaz fikrini çok geçmeden geliştiriyor. Günümüzde Facebook Dünya'nın 2. büyük ülkesi konumunda. Tarım toplumunda servet yaratabilmek için toprağa ihtiyaç vardı.. Sanayi toplumunda ise sermaye gerekiyordu. Peki, Mark Zuckerberg'in ikisi de olmamasına rağmen hali hazırda elindeki servetin sebebi nedir? Çok basit.. Fikir! Günümüzde güçlü olabilmek için yaratıcı olmak gerekiyor. İçinde bulunduğumuz dönemde herşey birbirine benzemekle birlikte insanlar inanılmaz bir biçimde taklit etmeye meilliler. Pazarlama uzmanlarının kazandığı paranın da kaynağı buradan geliyor. Eğer yaratıcı bir fikriniz, satışı arttırmak yönünde bir gayeniz ve çabanız yoksa tutunmanız pek de mümkün olmuyor. Mark Zuckerberg'in de aslında yapmış olduğu şey 'basitleştirmek'. Elbette kilolarca ağırlığın içerisinde sayfa sayfa profil yazıları ve resimleri de olabilirdi. Masamıza koyup hepsine tek tek bakabilirdik fakat o bunu çok güzel bir şeyle birleştirdi. 'İnternetle'. İnternet ve profiller. Günümüzde inanılmaz seviyelerde kullanılan bilgisayarlar, tabletler, akıllı telefonlar oluştu. Hiç şüphesiz bu başarıda Facebook'un da payı var. Elbette Twitter'ın da, Instagram'ın da. Şimdi de büyümeye başlayan Periscope... Daha niceleri...


İki adet parmağımızı kullanarak saniyenin onda biri kadar bir sürede büyültüp küçültebildiğimiz fotoğraflar... Rengini veya biçimini beğenmeyip bir kaç saniyede kesip biçtiğimiz, kusurlarımızı birden yok eden ve bunları sosyal medyada paylaşmamıza olanak tanıyan uygulamalar... Aslında bunların hepsi Facebook'a borçlu. Neden? Çünkü Facebook önemli bir kapıyı açtı ve artık insanlar Facebook'u kimliklerinin bir göstergesi olarak kullanmaya başladı.

Michael J. Cullen'in bir fikri vardı. Atlantic & Pacific Co için çalışırken yükseldi ve Mutual Grocery ve Kroger Stores'da genel satış yöneticisi oldu. Ardından çalışmakta bulunduğu şirkete detaylı bir mektup göndererek fikrini anlattı ancak mektubuna cevap gelmedi. 1930'da işini bırakıp Amerika'nın ilk supermarketini açtı. Aslında fikri son derece basitti. Tezgahtarlardan arındırılmış, müşterinin supermarkete girdiği anda raftan istediği ürünü kendisi seçip kasaya gelmesi ve ödemesini yapmasıydı.. Bu şekilde daha az istihdam sağlanırken, müşterinin 'kendi seçme özgürlüğünün ortaya çıkması' yazımın başında bahsettiğim pazarlama uzmanlarını doğurmakla kalmadı. İnanılmaz bir rekabet ortamını da beraberinde getirdi.

Richard ve Maurice McDonald San Bernardino Kalifornia'da bir restaurant açtılar. Menüde çoğunluğu ızgara ürün olan 25 ürün vardı. Tam sekiz yıl sonra biraderler kazançlarının çoğunun hamburgerlerden geldiğini fark edince, arabayla servis yapan restaurant işine son vererek, 11 menüden oluşan 'mütevazi' bir yapıya büründüler. Bu haliyle arabayla servis yapan çalışanların istihdamına son verildi. Self-servis'e dönüldü. İşte bugünün fast-food endüstirisini yaratan dahiyane buluş da buydu! Garsonsuz bir restaurant!

Philips Electronics 1963 yılında bir kasetçalar tasarladı. Ardından Sony ve diğer şirketler portatif müzik setleri ve kayıt cihazları tasarımına gitti. Kasetçaların küçük boyutunu kendi lehlerine kullandılar. Sony şunu savundu: Eğer hoparlörlerden ve kayıt fonksiyonundan feragat edebilirsek, tüketicilerin yanlarında taşıyabilecekleri kasetçalarlar üretebiliriz. Sony bu işten inanılmaz karlar elde etti!

Uber araba servisi... 2010 yılında lansmanı yapılmıştı. Temel içgörüleri sürücüyü diskalifiye etmek ve yazılım kullanmak olmuştu.

Ayaksız bir kilotulu çorap fikri de Sara Blakely'den gelmişti. Çünkü Blakely, parmak uçları açık ayakkabılarını giydiği zaman çorabın açıkta kazan dikiş izlerinden hoşlanmıyordu. Onları kesince de çorap bacaklarına dolanıyordu. O da kendine bir ayaksız kilotlu çorap kategorisi yaptı. Spanx markası işte bu şekilde geliştirildi.

Amerika'da havayolları hem ekonomik hem de birinci sınıf kategorisinde hizmet veriyor. Southwest ise birinci sınıfı ortadan kaldırarak tamamen ekonomik sınıfa yönelik bir hizmet sundu. Bu anlamda 'sadece ekonomik sınıfa yönelik' olan ilk havayolu şirketidir. Henüz ikinci yılında iken şirket ciddi anlamda kar elde etmeye başlamıştı. Bir çok hava yolu şirketi iflasa sürüklenirken Southwest zarar dahi açıklamadı.

Drybar.. 'Kesim yapmıyoruz, Boya yapmıyoruz. Sadece fön çekiyoruz..' Alli Webb isimli bir avukatın dahiyane fikri sayesinde sadece fön çeken bir kuaför düşünün. Çok basit. Sadece saç kurutma işlemine odaklanmışlardı.

Bağcıksız ayakkabının tasarımı ise Nils Tveranger isimli bir ayakkabı üretcisine aitti.

Mini'nin doğuşu da 1957 yılında British Motor Corporation'ın başkanı Leonard Lord'un fikriyle şekillendi. O, tasarımcısı Alec Issigonis'e 3 metrelik uzunluğa ve 1.5 metre yüksekliğe sahip bir kutuya sığan bir araba yaratmasını istedi. Ayrıca arabanın içinde yolcuya ayrılacak mekanın arabanın %60'ına tekabül etmesini istedi. Aslında fikir basit. Sadece bagajın yok edilmesiyle bile bu hayata geçirilebildi.


Peki ya Picasso'ya ne demeli.. Kübik resmin bulucusu dahinin her bir tablosu inanılmaz fiyatlara satılıyor. Her biri birbirinden değerli... Aslında o'nın yaptığı da biraz 'basitleştirmek' değil mi? Bir çok çizgi ile anlatmak yerine bizlere düşünmemiz için pay bırakıyor. Keskin bir zeka örneği...

Söz konusu bu başarı hikayelerinde temel olarak 'basitleştirme' olgusu günümüzde de kendini göstermeye devam ediyor. Basitleştirebilen kazanıyor. Günümüz fikir dünyasında iyi bir fikri olan kişi başarılı oluyor. Ancak önemli olan şu: Fikrinizi mutlaka tescilleyin ve hayata geçirene dek asla durmayın. Okuduğum yaklaşık 30'a yakın girişimcilik kitabında üstüne basa basa söylenilen yegane fikir budur. Basitleştir ve durma.


Kaynaklar:

4 Ağustos 2015 Salı

SİGARA SEKTÖRÜNDE PLAIN PACK DÖNEMİ

Tütün tüketimi yılın ilk çeyreğinde % 2,9 ve günümüzde iki yıl önceye nazaran % 12.2 düşüş yaptı. Bu ölçümlemeler 2012 yılında Avusturalya'da plain pack dönemine giriş tarihinden sonra yapılmış. Plain pack'in yaygınlaşması ile sektörün çok ciddi kayıp yaşayabileceği düşüncesi şimdiden sigara sektöründe çalışanların aklını kurcalamaya başladı bile.

Düşünün ki, marka yöneticisi olmak adına giriştiğiniz uzun ve zorlu yolda sürekli yeni fikirlerle kapısını çaldığınız yöneticiniz büyük bir toplantı düzenliyor. Toplantının konusu ise 'Plain Pack'. Yüzünüzü kırıştırıp durumu anlamaya çalışıyorsunuz. Öğreniyorsunuz ki;


  • Artık isminizi açıkça istediğiniz yerlerde kullanamayacaksınız.
  • İşaret kullanamayacaksınız.
  • Sembol kullanamayacaksınız.
  • Renk kullanamayacaksınız
  • Ambalajınız rakiplerinizin ambalajınızla neredeyse aynı olacak.
Kısacası sizi rakiplerinizden ayıran temel farklılıklarınızı stratejik bir biçimde ortaya koymanız tamamen yasak. Öyle ki, sizi rakiplerinizden ayıran paketin üzerinde yazan isminiz dışında görünürde hiçbir şey olmayacak. Sigara sektöründe karşımıza çıkması planlanan plain pack dönemi işte tam olarak bu dönem. Donanımlı bir marka yöneticisinin istifa mektubunu yazıp, çantasını alıp gitmeden 'daha fazlasını' yapması gerekecek. 

Peki, donanımlı bir marka yöneticisi böyle bir yasakla nasıl baş edebilecek? Sigara sektörünün geleceği nasıl olacak? Öngörüler neler?

Söz konusu kavramı 'tek tip paketleme' ya da 'standart paketleme' olarak açıklayabiliriz. Bu tip paketlemelerde ambalajın üzerindeki marka ifadelerinin tamamı kaldırılır (işaret, logo, amblem, renk vs) ve yasanın önerdiği tek tip font kullanılarak, yasanın önerdiği yerde kullanılabildiği ambalajlar kullanılır. Bu konuda ilk örnek Avusturalya'dan geldi. 2012 yılı sonu itibari ile çoktan uygulamaya geçilmiş durumda. Türkiye'de ise 2016 yılı Mayıs ayı gibi uygulamaya geçilmesi planlanıyor. Sigara sektörü 2012'den beri Türkiye'de böyle bir dönem başlarsa sonuçları neler olur diye ölçümleme yaparken alkol, şekerleme gibi sektörler de 'Böyle bir paketleme sistemi bu sektörlere de adapte edilirse sonuçları neler olabilir?' diye düşünerek kendilerine bu anlamda belli haritalar çizmektediler.

Marka Yöneticisi Açısından Plain Pack Dönemi

Bu tip paketlemeler uzun araştırmaların sonucunda kişilerin algılarını etkilemeyecek ürüne karşı bir duygusal bağ kuramayacak şekilde oluşturulmuş ve renk, koku, biçim, sembol gibi bizi markaya duygusal açıdan bağlayan tüm bileşenlerden yoksun bırakılarak kararlaştırılmış belli standartlar dahilinde ortaya çıkarılmaktadır.

Sigara paketinin yandan açılması, önündeki kırmızı çizgiler veya mentollü olduğunu belirten güzel bir mavi renk... Bütün bunların hiçbiri olmayacak. Tek tip paket uygulaması ile birlikte sigara markalarının stratejik ve operasyonel anlamda araçları ellerinden alınıyor. Halbuki psikolojik anlamda renkler, biçimler ve semboller yalnızca ürünü rakiplerinden farklılaştırmakla kalmıyor aynı zamanda ürünün tadı, kokusu ve kalitesi hakkında da algılarımızı şekillendiriyordu. Bu ortadan kalkınca dolayısıyla ürüne karşı olan tutumumuz, bakış açımız, lezzeti gibi hislerimizde yönetilmekten çıkıyor. Marka bütün bunları şekillendiremediği için pasif bir konuma düşüyor. Hatta light (daha hafif) veya gold (daha sert) gibi ürünlerin birbirinden ayrışması noktası kullanılabilecek açık veya koyu renkler de kullanılamadığından ürünü daha önceden kullanan kişilerce yalnızca önceki kullanımına bağlı olarak bir lezzet algısı oluşturmaktan öteye geçemiyor. Öte yandan bazen ürün rafta olmayınca ikamesini almak adına ikinci bir hamle yapan müşterinin görsellerden ötürü de hayli kafası karışacak gibi duruyor. Bu uygulamaya dair bir çok şey daha söyleyebiliriz ancak emin olduğumuz bir şey var ki bu da tıpkı Avusturalya'da olduğu gibi tek tip paketlemenin sigara içim oranlarını 'azaltacağı' yönünde.

Tıpkı diğer ürünler gibi sigara sektöründe de bir hedef kitle belirleniyor. İnce paketler için 'daha çok bayanlara yönelik, genç, klas, zarif içici' gibi tanımlamalar yapılırken, daha sert tatlar için 'daha erkeksi' tanımlamalar yapılıyor. Tepeden, yandan açılan paketler... Markalara dair öyküler yaratan her türlü öge... 2016'da bulara dair pazar bölümlendirme ve konumlandırmanın nasıl olabileceği düşüncesi şimdiden markaları sorgulatmakta. Bütün bunlar dışında firmalar 'şimdi neyle rekabet edebileceğiz?' sorusundan kendisini alamıyor.

Sigara kullanımının azalması Aralık 2012'den beri yapılan ölçümlemelere göre %90 oranında sigara sektöründeki plain pack döneminin bağdaştığını gösteriyor. Avusturalya'da 2012'den beri sürekli bir düşüş gözlemleniyor. Bu dönemle birlikte sürekli bir düşüş sağlanması bu kadar çabuk sonuç alınması da sigara sektörünün ne kadar ciddi bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu açıklar nitelikte. Avusturalya sağlık bakanı Fiona Nash da ''Balkanlarda sigara oranlarında ciddi bir azalma sağlanmaktadır. Bunda etkili olan faktörler muhtemelen eğitim kampanyaları, tüketimin artması ve düz ambalaj döneminin başlaması olmuştur'' şeklinde bir açıklama yapmıştır.

British American Tobacco da düz ambalajın kesinlikle bu azalmada etkisi olduğuna dair açıklamalarda bulunmuştur. Aynı zamanda fiyatların sürekli ve ciddi oranlarda artışı, sigara sektörünün karabosadan ötürü ciddi zarar görmesi ve tüketicinin 'daha ucuz' markaları satın almayı tercih ettiği de göstermektedir. İnsanların tütüne daha az para harcadığında 'daha az içtiği' anlamına gelmediğini de belirtmemizde fayda var. Tütün kalitesindeki belli başlı farklılıklar dışında 1 paket sigaranın daha az bir fiyata satın alınması daha az duman çekildiği anlamına gelmiyor. Bu da sigara sektörünü ciddi anlamda etkiliyor. Kısacası fiyat ciddi bir rekabet unsuru olacağa benziyor.

Avusturalya'da sigara tercihinde son 2 yıldır daha ucuz seçenekler müşterileri cezbediyor. Görsel rekabet unsurları ortadan kalkınca tüketiciler 'Neden bir paket sigara için daha fazla para ödeyeyim?' diye dğşünmekten kendilerini alamıyorlar. Çünkü zaten sigaranın sağlık açısından ne kadar zararlı olduğunu konusunda bilinçlenen halk, bu kadar zararlı bir ürüne ciddi paralar ödemekten kaçınıyor.

Avusturalya sağlık kurulu da 'Avusturalya sigara sektöründe plain pack dönemi ile bir öncü konumundadır' açıklamalarını yapmıştır. Bu dönemin hızla yaygınlaşarak bir çok ülkeyi etkisi altına alabileceği konuşuluyor. En kısa zamanda İrlanda ve İngiltere'de plain pack dönemini göreceğiz. Sigara sektöründeki düz ambalaj, aynı zamanda dünya liderleri için halk sağlığı, çocukların sağlıklı gelişimi gibi önemli konularda bir başarı olarak nitelendiriliyor. 2016 Mayıs ayında İngiltere de plain pack dönemi başlayacak.


Tüketici Açısından Plain Pack Dönemi
Plain packler,
  • Paketlerin üzerine konulan saplık uyarılarına daha fazla dikkat çekiyor.
  • Üzerinde renk ve sembol olmamasından dolayı light, gold gibi ibarelerin bulunmamasıyla kodlamaların ortadan kalkması. (Tüketicinin daha az nikotin alıp almadığına dair net bir bilgisinin olmaması dolayısıyla kendini suçlu hissetme, tatminsizlik)
  • Paketlerin daha az çekici bulunması.
  • Üzerinde marka biçim, renk ve logoları bulunan ürünlerle kıyaslandığında daha az kaliteli, daha tatsız, daha basit gibi algılar yaratmakta.
  • Sigara içme dürtüsünü ciddi oranda azaltırken, sigara içme miktarını da azaltmakta (araştırma yoğun içici olmayanlar arasında yapılmıştır.)
  • İçicilerin kendini suçlu ve mutsuz hissetmesine neden olma.
  • Sanki bir yasağı çiğniyormuş hissi verme.
  • Paketin çevredeki kişilerce görülmesine engel olma.
  • Sigarayı bırakmayı daha fazla düşündürme.
  • Sigara bırakmayı daha önemli bir amaç haline getirme.
  • Sigarayı bırakmakla alakalı yardım hatlarının daha fazla aranmasına neden olma.
Ancak düzenli sigara içicisi olan bireyin bu maddelerden 'çok daha az' etkileneceğini belirtmemizde fayda var.

Kısacası, plain pack dönemi sigaraya özendirme konusunda çocukları ve gençleri koruma yolunda önemli bir adım olacak. Sigara sektörü ciddi kayıplar yaşayacak. Düşünceme döre bu dönemde en önemli rekabet unsuru fiyat olacak. Kişiler sigara paketlerini taşımak istemeyecek ancak bu da sigara kabı ve sigaralık sekötürünü harekete geçirecek ve muhtemelen renkli sigara kutuları satışa çıkarılacak, kişiler paketi açıp sigaraları bu tip kutulara dizecek. Bu sektör de haliyle epey para kazanacak.

Peki, bütün bu yasaklar için marka yöneticileri ne yapmalı? Sigara sektörü zaten yıllardan beri ciddi yasaklarla mücadele ediyor. Bütün bunlara rağmen ciddi cirolar yapan sigara sektörü, plain pack döneminde ciddi pazar payları kaybetse de varlığını sürdürebilmiştir. Yasaklardan sonra da varlıklarını sürdürecek olan sigara markaları fiyatlarında düşüşe giderlerde 'daha çok tercih edilen marka' olabilirler. 

Araştırmalarım plan pack dönemi ile ilgili Türkiye'de bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar yazı yazıldığını doğruluyor. Konu hakkında araştırma yapmak isteyen arkadaşlara bu noktayı da işaret etmek isterim. Öte yandan sigara fiyatlarındaki artışın tek tip paketlemeden daha fazla etkili olacağına dair görüşlerde epey fazla. Dediğimiz gibi 'fiyat' 2016 yılında Türkiye sigara sektöründe farklılaşmaya gidecebilecek ana unsur olacağa benziyor. 

SİGARA SEKTÖRÜNDE YÜKSEK VERGİ YÜKÜ

Sigara sektörü plain pack dönemi ile nasıl baş edebileceğini düşünürken ocak ayında çıkan yasaya göre vergi oranlarında ciddi anlamda artış yaşanmıştı. Örneğin bugün 8 liraya satılan bir sigara için firmalar yüzde 65.25 vergi oranı üzerinden 5 lira 22 kuruş vergi ödemekte. Düzenleme yapılmadan önce bu sigara için 5.3566 lira (0.1366 maktu vergi ödeniyordu) vergi ödeyen şirketler artık 5.4066 lira vergi ödeyecekler. 

7 lira olan bir sigara için vergi yükü 4.74 lira, 6 liralık sigaralar için 4.12 lira. Bu yasadan en çok etkilenen ise 5 liralık sigaralar oldu. 5 liralık bir sigara paketi için 3.22 lira vergi ödenmesi gerekirken, asgari maktu vergi sistemine göre ödenen vergi yine 3.94 lira oluyor. Bunun üzerine paket başına 0.1866 liralık maktu vergisi eklenmesi ile birlikte ise toplam tutar 4.12 liraya yükselmiş oluyor.

Kısacası sigara sektörü hem yüksek vergi yüküyle mücadele ederken, hem de yüksek maliyeti karşılamak ve bunun yanında kar etmek zorunda. Plain pack dönemi ile birlikte yüksek satış kaybı yaşaması muhtemel olan sigara sektöründe firmalar her ne kadar düşük fiyata satmak isteseler de, vergi ve maliyet yüksekliği sebebiyle kar etmekte zorlanacaklar. Eğer yüksek fiyat etiketi koyarlar ise bu tüketici nezdinde bu markalarının tercih edilmemesini sağlayabilir. Sigara sektörü için şunu belirtmekte fayda var ki o da minimum kar ile ayakta kalabilecek olan markalar varlıklarını sürdürebilecek ve rekabet üstünlüğü kazanabilecekler. Peki siz ne düşünüyorsunuz? Bekleyip göreceğiz.

29 Kasım 2014 Cumartesi

ZİYARETÇİLERİN ALIŞVERİŞ MERKEZLERİNİ TERCİH ETME NEDENLERİNİN ARAŞTIRILMASI: KARABÜK ŞEHİR MERKEZİNDE BİR UYGULAMA

Makale Eleştirisi Bölümleri 
1. Araştırmanın Künyesi (Araştırmanın adı, Yazarlar, Araştırmanın yayınlandığı kaynağın adı, yılı ve cilt numarası/sayısı, Anahtar kelimeler) 
2. Araştırmanın Özeti (lütfen makaledeki özeti kopyalamayın) 
3. Makale Eleştirisi 3.1. Araştırma Problemi: Önemli mi? Nasıl formüle edilmiş? İyileştirilebilir mi? 3.2.  Literatür Değerlendirme: Yeterli mi? Alandaki belli başlı araştırmalar tartışılmış mı? Tartışılan literatür bilimsel mi, popüler mi? 3.3. Kuramsal Çerçeve: Araştırma problemi bir kuramsal çerçeveye dayandırılmış mı? 3.4. Araştırma Modeli: Araştırma sorusunu/hipotezini yanıtlamak için izlenen yöntem uygun mu? Kullanılan model doğru mu? 3.5. Evren-Örneklem/Çalışma Grubu: Örneklem seçilmiş mi? Ne tür bir örnekleme yapılmış? Örneklem evreni temsil ediyor mu? 3.6. Veri Toplama: Veri toplama aracı (anket, görüşme vs.) araştırmaya uygun mu? Geçerli ve güvenilir mi? 3.7. Veri Analizi: Hangi istatistik testleri yapılmış? Yapılan analiz sonuçları iyi sunulmuş mu? 3.8. Bulgu ve Yorumlar: Bulgular tartışılmış mı? Bulgular hipotezleri destekliyor mu? Bulgulardan ne tür sonuçlar çıkarılmış? Genelleme yapılabilir mi? 4. Eleştirinin Sonucu: Makaleyle ilgili genel düşünceniz nedir? Başarılı/başarısız yönleri nelerdir? Siz olsaydınız bu araştırmada ne gibi değişiklikler yapardınız? 5. Kaynakça (eğer eleştirinizi yazarken başka kaynaklara atıf yaptıysanız yazınız) 



ARAŞTIRMANIN KÜNYESİ


Araştırmanın adı: ZİYARETÇİLERİN ALIŞVERİŞ MERKEZLERİNİ TERCİH ETME 
NEDENLERİNİN ARAŞTIRILMASI: KARABÜK ŞEHİR MERKEZİNDE BİR 
UYGULAMA 

Yazar:Ali Çağlar ÇAKMAK

Araştırmanın yayınlandığı kaynak: Niğde Üniversitesi İİBF Dergisi, 2012, Cilt: 5, Sayı: 2, s.195-215

Anahtar kelimeler:  Perakendecilik, Alışveriş Merkezi, Karabük, 0-100 Puan Ölçeği 


ARAŞTIRMANIN ÖZETİ


Alışveriş merkezleri günümüzde ziyaretçilerine alışveriş yapmak, vitrin gezmek, yemek yemek dışında imkanlar sunmaktadır. Bu bağlamda alışveriş merkezlerinin yalnızca alışveriş yapılmak için ziyaret edilmediğini görüyoruz. İçeride ihtiyaçlarınızı satın almanın yanı sıra, kişisel zevkler, hobiler, yemek yemek, imza günlerine katılmakta mümkün hale geliyor. Peki tüketicinin zevk ve ihtiyaçlarının ön planla tutulduğu alışveriş merkezleri en çok hangi sebep veya sebeplerle ziyaret ediliyor? Tüketicilerin bütün bu ihtiyaçlarını tek bir mekanda karşılayabileceği düşünülürse, bu araştırma gerek tüketicilerin ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışan pazarlamacılar tarafından, gerekse konuya dahil olan kişilerce değerlendirilmelidir. Bu araştırmanın konusu, Karabük şehir merkezinde faaliyet gösteren iki alışveriş merkezinin, ziyaretçileri tarafından değerlendirilmesidir. Araştırmanın işleyişi, her iki alışveriş merkezini ziyaret edenler ile anket uygulaması yapılması şeklindedir. Cevaplayıcıların verilerini daha net elde edebilmek adına 0-100 puan ölçeği kullanılmıştır. Bu verilere mertebeli dereceleme ve tek faktörlü çoklu varyans analizi MANOVA uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda alışveriş merkezindeki üstün yanların, ziyaretçilerin alışveriş merkezi seçiminde önemli olduğuna ulaşılmaktadır.


MAKALE ELEŞTİRİSİ



Araştırma Problemi: Önemli mi? Nasıl formüle edilmiş? İyileştirilebilir mi? 


  Araştırmaya konu olan alışveriş merkezleri pek çok farklı nedenle yüksek oranlarla ziyaret edilmektedir. Günümüzde alışveriş merkezlerinin, alışveriş yapmak adına tercih edilmenin yanı sıra imza etkinliklerine katılmak, yemek yemek, çeşitli konser organizasyonları, sinemalar, oyun salonları, atmosferine göz atmak ya da spor yapmak, evcil hayvan, kuru temizleme, banka-bankamatik gibi nedenlerle de tercih edilebildiğini de görüyoruz. Bu noktada tüketici istek ve ihtiyaçlarının önemini vurgulamak gerekir ki, ziyaretçilerin hangi sebep ya da sebeplerle bu ziyareti gerçekleştirdiğinin sorgulandığı bu araştırma konusu önemlidir. Alışveriş merkezlerinin, tüketicinin tercih kriterlerini öğrenmeleri ve bu bilgi doğrultusunda gerekli değişimi ve yenilenmeyi yapmaları rekabet avantajı açısından çok önemlidir.

  Araştırmacı verileri toplarken ziyaretçilerin demografik ve sosyo-ekonomik özelliklerine göre kategorilendiğini görüyoruz. İlk bakışta yüzeysel bir araştırma olduğu izlenimini verse de, Makale konusu gereği alışveriş merkezindeki ziyaretçilerle yapılan anketlerin sonuçlarına rastlıyoruz. Onel ve Kares alışveriş merkezleri karşılaştırılırken Onel AVM’nin 14 Ekim 2006’da açıldığını, Kares AVM’nin ise 3 Nisan 2011’de faaliyete başladığını belirten araştırmacı araştırmanın yapıldığı sıralarda yaklaşık 10 aydır faaliyet gösteren Kares'in, 5 yıldı faaliyette olan Onel AVM'ye göre daha az tanındığı için ziyaretçi kitlesinin daha az olabileceğinin bilincindedir. 

   Formüller incelendiğinde, iki alışveriş merkezinde toplanan 500 kadar anketi birbirleriyle kıyaslamak için MONOLA analizinin kullanıldığını görüyoruz. MANOVA, birden fazla bağımlı değişkenin bulunduğu deneylerde varyans analizi yapmak için kullanılan bir tekniktir. Univariate ANOVA' dan tek farkı, birden fazla bağımlı değişkenin olmasıdır. Ayrıca "Multivariate", yine birden fazla bağımlı değişkenin bulunduğu Çoklu Regresyon Analizinde de kullanılır. Gerekli varsayımlar yine normal dağılım ve homojen varyans varsayımlarıdır.

Literatür Değerlendirme: Yeterli mi? Alandaki belli başlı araştırmalar tartışılmış mı? Tartışılan literatür bilimsel mi, popüler mi?


Literatürde eksikler saptanmıştır. Literatür bilimsel bulunmuştur. Çok fazla alıntıya yer verilmiştir. 

Araştırmaya yön verebilecek diğer benzer makaleler 

Güliz Muğan AKINCI - Gençler ve Alışveriş Merkezleri (AVM’ler): AVM Kullanım Tercihleri Hakkında Bir Alan Çalışması.

Doç Dr Hasan İBİCİOĞLU - Alışveriş merkezleri: Demografik etkenler ve tüketici tutumlarının incelenmesine yönelik bir araştırma

Ahmet ŞEKERKAYA, EMRAH CENGİZ - Kadın tüketicilerin alışveriş merkezi tercihlerinin belirlenmesi ve bir pilot araştırma

Öğr. Gör. Yüksel KÖKSAL - Kuruluş yeri açısından cadde ve alışveriş merkezi mağazacılığının karşılaştırılması: Ankara ilinde bir araştırma



Kuramsal Çerçeve: Araştırma problemi bir kuramsal çerçeveye dayandırılmış mı?


Kuramsal çevçeve: Metnin tüm teorik altyapısının anlatıldığı bölümdür. Kuramsal çerçeve sağlam olmaz ise araştırma ayakları üzerinde duramaz. Araştırmada kullanılan anket formu hazırlanırken daha önce yapılmışçalışmalardan (Frasquet vd., 2001; Yılmaz, 2004; Martin ve Turley, 2004; Arslan ve Bakır, 2009; Severin vd., 2001; İlter vd., 2007; Orel, 2000) yararlanılmıştır. Dört bölüm şeklinde sunulan anket formunda son bölümde cevaplayıcılara açık uçlu sorular sorulduğu belirtilmiştir. Ancak bahsi geçen bu açık uçlu sorular ile ilgili ifadelere yer verilmemiştir. 



Gelir, eğitim düzeyi, yaş, cinsiyet ve meslek gibi kategoriler hazırlanarak cevaplayıcıların verileri bu bağlamda toplanmaya çalışılmıştır. Ancak gelir düzeyi kısmında ülkenin genel gelir durumu dikkate alınmaksızın belli başı rakamlara yer verilmiştir. Bu rakamların gerçeği yansıtması amacıyla daha da genelleştirilmesi daha doğru bir bakış açısı olacaktır. Örn: Gelir durumu asgari düzeyde olanlar, asgari düzeyin altında kalanlar ve asgari düzeyin üstünde seyredenler olarak bölümlenme yapılması daha spesifik verilerin alınmasına yardımcı olacaktır.


3.4.2. Ziyaretçilerin Alışveriş Bilgileri de tablo 5'te sorulan; Bu alışveriş merkezinden düzenli olarak giyim veya ev eşyası alışverişi yapmakta mısınız? sorusu da bu bağlamda dar kamsamlı bir soru olarak karşımıza çıkmaktadır. Çünkü ziyaretçiler yalnız ev eşyası yada giyim malzemesi almamaktadırlar. Günümüzde alışveriş merkezleri bir çok farklı kategoride ürün satışı yapmakta olup, her geçen gün bu çeşitlerde artış gözlemlemekteyiz.

''Anket uygulaması alışveriş merkezlerinin daha kalabalık olabileceği düşüncesiyle hafta sonu tüm gün boyunca gerçekleştirilmiştir.'' ifadesine yer verilir iken, Tablo 6. Ziyaretçilerin Alışveriş Bilgileri-2 kısmında hafta sonu gerçekleştirilen bu araştırmada, ziyaretçilere en çok hangi zamanlarda alış veriş yapıyorsunuz sorusu yöneltildiğini görüyoruz. Ancak araştırma zaten hafta sonu gerçekleştiği için, bu sorunun cevabı da halihazırda hafta sonu alışveriş merkezlerini tercih eden kişilerce cevaplanmış olacaktır. Bu sorunun cevabı da bu durum göz önüne alınırsa sağlıklı bir sonuç vermeyecektir.

Etiketler

2015 2016 4 saniye 7 unsur 7p affetmek Agresif stratejiler Ağızdan ağıza pazarlama Algı Algı yönetmek Alışveriş Alışveriş Merkezleri America Amerika Amerika nasıl Amerika oldu? Anadolu Efes analiz Anı yaşamak Apple Araştırma hedefi Araştırma Problemi araştırmak Araştırmanın künyesi Araştırmanın özeti Avusturalya Ayakkabı B2b Bağımlılık Bağlılık Bait bakmak Başak Değerli Başarı başarılı olmak Başarmak Berke Civan Berliner Bilgi bombardımanı Blog blogger BP Bu Tarz Benim Business Bütçe Bütünleşik pazarlama Bütünleşik Pazarlama İletişimi büyük etkiler bırakmak Cam ambalajlar Cam şişe Cem Çınlar CEO cesaret Ciddiyet ve disiplin Coca Cola content content marketing CRM CV çalışma hayatı Çevre Çevre kirliliği Çiçek çerçevesi Çocuk çözüm Çözüm üretmek Dağıtım Yar Doç Dr Selda ENE Daha güzel bir dünya Değer değişim deney Deneyim denge dengeli olmak Depresyon depresyonla başa çıkma Dersler digital dijital Dijital kampanya Dijital pazarlama Dijital pazarlamanın 5 temel taşı diş sağlığı duygu duygusal liderler Dünya Dünyanın en büyük markaları dürtü düşünür düzen Eleştiri Eminönü Empati Erdem Erdemli olmak Esir Eş zamanlı arama motoru Facebook fark fark yaratmak farklı olmak Farklılaşma Fayda Ferrari filickr Fiyat Formüller geçim Geneleneksel iletişim araçları Georgii Frantsevich Gouse Gerilla pazarlama Girişimci Giyim Google görmek Gurmania güçlü olmak Güven Güvenilirlik güzen Halil Erdoğmuş Hayal Hayatı kolaylaştırmak haz Hedef belirlemek Hitmet üreten hizmet Hoşgörü huzur IK Instagram içerik İçerik İçerik Moderatörü içerik pazarlaması ikna iknanın psikolojisi iletişim İletişim İletişim kirliliği ilham İlham İlişkiler imaj inanç indirim indirim yapmak indirimsiz markalar inovasyon İnovatif insan internet ipana İsim İsim hatırlayamama İsmi neydi? İstek istemek iş hayatı İşaret itibar iyilik izlenim jest kampanya kar etmek Karar karar almak Kares AVM karmaşa Kendimizi ifade etmek Kendini beğenmişlik Kevin Hogan kişilik Kitle KONUM KONUM TABANLI PAZARLAMA Konumlandırma Kuramsal Çerçeve Kurumsal yönetici küçük harf Kültür Lacoste Lc Waikiki leader lider LinkedIn Liste Listelemek Makale eleştirisi Maliyet Marka marka bilinirliliği marka değeri marka imajı marka inşası marka kişiliği Marka kültürü Marka Nedir? marka sadakati marka yaratmak Marka yönetimi Markalar markalarda bog kullanımı Marlboro Marmara Üniversitesi maske Medyada yer almanın artan maliyeti Medyanın çeşitlenmesi merak merak etmek Microsoft mimik Motive edici pazarlama msel pazarlama Mutlu olmak mutlu olmanın koşulları Mutlu olmanın yolları muzaffer şerif mücadele Müşteri müşteri ilişkileri Müşteri İlişkileri Müşteri İlişkileri Yönetimi müşteri memnuniyeti müşteri sadakati müşteri şikayetleri müşteriler Nasıl başarılı olunur Nestle Nike olumlu düşünmek Onedio Onel AVM Operasyonel pazarlama Ödev Ödevler ön yargı Önem ÖNERİM Özellikler Para para kazanmak Parekendeci Pazar Pazara uyum Pazarlama Pazarlama Araştırmaları Pazarlama Karması Pazarlama Kirliliği Pazarlama noktaları Pazarlama okuyanlar Pazarlama uzmanı Pazarlamanın P'leri people physical evidance Pinterest Place Plain pack Plastik atıklar PR Prestij Price Proaktif process Product Prof Dr Ahmet Ercan GEGEZ Prof Dr Fatma Müge ARSLAN Prof Dr Mert UYDACI Promotion psikoloji Radyo Rakip Red Bull rekabet Reklam Reklam ajansı Reklam Müziği Reklam önerisi Risk robert bosch Rus Rus kültürü Rusya Rusya pazarı sadakat sadık müşteri sağlık Samsung saniye Satış Satış temsilcisi Saygı Selfie Sembol Sevgi Sınavlar Sigara Simge Simple simülasyon Sistem sorulama sosyal sosyal girişimci Sosyal Medya Sosyal Medya Esiri Sosyal medya kampanyası taslakları Sosyal paylaşım Spor Starbucks Stiletto Strateji Stratejik pazarlama şans şansa inanmak şikayet şikayet yönetimi Şişe Şişeler takit etmek taklitçilik Tarihçe Tarz Tasarım Tatlı tatmin Televizyon Televizyon Reklamları Terim Tick Tock Boom Toptancı TREND tumblr Tutundurma tutundurma karması Tüketici Twitter uslup Ücret Üniversite Ünlü olmak Ürün Ürün çeşitliliği Ürün kalitesi Ürün yönetimi üyeler Vazgeçmek Vestel WOM Word of mouth Y nesli yaşam Yeni medya Yeni ürün geliştirme yeni yıl Yerli malı yorum yorum pazarlama yorumlar yönetici yönetmek Zafer Tanrıçası Zaman Zenginlik Ziyaret Ziyaretçiler